Öncü Kadınlar

Öncü Kadınlar

 Osmanlı’nın son dönemlerinde yenilikçi hareketlerin de etkisiyle kadınlar çok kısıtlı da olsa çeşitli mesleklerde kendilerini göstermeye başlarlar. Bu daha çok sağlık ve sanat alanındadır.

Türk Kadını, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte toplumsal yaşama   erkeklerle eşit şartlarda katılmalarını sağlayacak tüm yasal hakları elde eder. Özellikle seçme ve seçilme hakkının verilmesi Türk Kadını için çok önemlidir. Bunun sonucu olarak, ilk kadın muhtar, ilk belediye başkanı ve milletvekili kadın toplumsal ve kamusal alanda yerini alır. Erkek egemen bir yapıda görevlerini tüm zorluklara göğüs gererek   başarı ile yapar ve kendilerinden sonra geleceklere iyi örnek olmanın yanında cesaret veririler. Yine eğitim hayatında da kadınlara yer    verilmeye başlaması ile bir çok Türk Kadını Üniversitelere kabul      edilmiş ve mezun olmuşlardır.  Tüm bu gelişmeler sonucu olarak bir çok kadın erkeklerin tekelinde olan pek çok mesleğe yönlenmiş ve alanlarında ilk olma özelliğini kazanmıştır.

 Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu genç Türkiye Cumhuriyeti   kadınlarına sunduğu  eşit yurttaşlık  ve eşit bireyler temelinde  özetlenebilecek olanaklar ile pek çok kadınımızın eğitim almasına ve bir meslek sahibi olmasına olanak vermiştir. Çağdaş Türk Kadını tüm bu değişimlere gönülden katılarak ne kadar yetenekli ve başarılı olduklarını icra ettikleri meslek aracılığı ile göstermişlerdir.   Cumhuriyet ile birlikte yetişen bu kuşak pek çok ulusal ve uluslararası toplantılarda, bilimsel çalışmalarda, edebiyat ve sanatta Ülkemizin sesini dünyaya duyurmuşlardır.

 

Bir çok Avrupa ülkesinden önce ülkemizde  kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesine rağmen, ne yazık ki günümüzde bu ülkelerden geriye düşmüş durumdayız. Ülkemizde kadınlarımızın  gerek siyaset ve gerekse ülke yönetiminde daha çok söz sahibi  olmalarına ihtiyacımız vardır. Bu olumsuzluğa  rağmen  günümüzde Kadınlarımız sanattan, siyasete, ekonomiden ticarete kadar hemen tüm mesleklerde varlıklarını göstermektedirler.

 

Bu çalışması ile Cumhuriyet devrimleri sonucu erkeklerle eşit haklara kavuşan ve mesleklerinde ilk olan kadınlarımıza dikkat  çekmek ve Onları şimdiki ve gelecekteki  kuşaklara anlatmak ve  tanıştırmak istedim. Fotoğrafçı kimliğim nedeniyle bu kadınlarımızın fotoğraflarını bir sanat eseri disiplininde yeniden ele alarak, yorumlayıp onlara görsel ve estetik bir değer katmaya çalıştım. Çalışmalarımda;                                    mesleklerinde ilk olan  kadınlarımızın toplumuzun  unutulmayacak yıldızları olduğu düşüncesinden hareketle bunu  görselliğe de taşımaya çalıştım.

 

Bu konu ile ilgili geçmişte çeşitli görsel ve yazınsal  çalışmalar  yapılmış olsa da; görsel yönü öne çıkan bir çalışmaya rastlamadım. Elinizdeki kitap bu anlamı ile bir boşluğu doldurmanın yanında bir ilk olma özelliği de taşımaktadır.